Erol Ölçer’in Sokak Şehir Hafıza, Kuyulu’dan Biçki Yurdu’na Osman Nuri Engin ile İstanbul Sokak Adları kitabından alıntı.
…
Osman Nuri Ergin, 1927 nüfus tahriri hazırlıkları hakkında iki rapor hazırlamıştır. Her iki raporda "Nümerotaja memur Heyet-i Tahririye Müdürü Osman Nuri" imzası vardır. İlk rapor, 23 Haziran 1927 tarihli "Sokak Levhalarıyla Bina Numaraları hakkında Rapor"12, ikinci rapor 1 Ağustos 1927 tarihli "Nümerotaj hakkında Rapor"dur. Raporlar ele aldığımız konudaki çalışmalar hakkında önemli bilgiler ihtiva etmektedir. Burada bazı örnekler ve açıklamalar ekle-yerek, raporları ana hatlarıyla özetleyerek vermek istiyorum; ayrıntılar için kitabın ekler kısmına aldığımız orijinal metinlere müracaat edilmelidir.
Sokak levhalarıyla bina numaraları hakkında rapor
Yukarıda belirtilen hukuki düzenlemeler gereğince hazırlıkları zamanında bitirmek için derhal çalışmalara başlanmıştır. Önceden sokakların isimleri tespit edilmiş, sonra isimsiz sokaklar tespit edilerek isim verilmiş, mükerrer isimlerden biri sabit bırakılarak diğerleri uygun bir biçimde değiştirilmiştir. Örneğin birden fazla olan Hamam Sokak, sadece bir tanesi aynen bırakılarak, diğerleri Yatağan Hamamı, İcadiye Hamamı, Kınalı Hamamı, İstinye Hamamı Sokağı olarak değiştirilmiştir. Ayrıca talimatname gereği müstehcen, gayri milli ve hoş olmayan sokak isimleri değiştirilmiştir. Örneğin eski adı Meyhane Sokak olan sokağa Bade Sokak; Karabet Kalfa Sokağına, Kurt Çelebi Sokak; Tensof Sokağına Maruf Sokak; Aşıklar Sokağına, Beşir Fuat Sokak; Aya Mina Sokağına, Bestekar Hakkı Sokak; Kilise Sokağına, Kamış Sokak ismi verilmiştir. Diğer bir güzel örnek Osman Nuri Ergin’in biyografisi bakımından da önemlidir. İstanbul’da birçok Değirmen Sokak vardır. Karagümrük Nahiyesinde Beyciğez Mahallesi’nde kendi evinin bulunduğu Değirmen Sokağın adını Kimyager Sokağı olarak değiştirmiştir. Sokağın yeni adı, Osman Nuri’nin Kimyacı oğlundan gelmektedir. (Cemal Ergin, 2 Şubat 1970’de vefat etmiştir).
İsimsiz veya yeni açılan sokaklara da isim vermiştir. Örneğin Molla Aşkı Mahallesi’nde yeni açılan bir sokağa Kaşar Sokağı ve Şehremini’nde yeni açılan bir sokağa Hüseyin Kazım Sokağı ismini vermiştir. (Bu sokağın adının Hüseyin Kazım Kadri’den geldiği söylenir). Daha önce açılmış sokakların bir kısmına isim bulunamamış ve hepsine Yeni Sokak denilmişti. Bu gibi sokaklara da yeni isimler verilmiştir. Örneğin Fatih Sinan Ağa Mahallesi’ndeki bir sokağa Parmaklık Sokağı adı verilmiştir. Üsküdar Paşa Limanı’ndaki Yeni Sokağa, Nacak Sokağı adı verilmiştir.
Sokak isimleri kayda alınırken, sokak isimlerini levhalara yazdırıp her sokağa iki adet olmak üzere hazırlamak ve kapı numaralarının levhalarının hazırlanmasıyla da uğraşılmıştır. Tüm bu çalışmalar 160 kişilik bir memur ve katip istihdam edilerek yapılmış-tır. Bunların yanında haritacılar ilmi usullerle çalıştırılmış, kanunun müsaade ettiği zaman içerisinde çalışmaların tamamlanması hedeflenmiştir. Osman Nuri Ergin, İstanbul için nüfus tahririnin ertelenmesinin hoş olmayacağını belirtmektedir. Bunun için dar vakitte tüm çalışmaların ve hazırlıkların tamamlanmasını hedeflemiştir. Vazifenin zamanında bitirilmesi için İstatistik ve Nüfus Müdürleri tarafından ikaz almıştır. Onun için kayıtları hazır olan isim ve numaraların levhalarının en kestirme yollardan sipariş edilerek imalatının başlatılması ve yerlerine takılmasını sağlamak gerekmektedir.
Osman Nuri Ergin, levhaların emayeden yapılmasını istemektedir. Ancak emaye lev-
rafından haları, memleket içerisinde yapabilecek bir fabrika ve imalathane bulunmadığından Avrupa’da yaptırılması gerekmektedir. Vaktin darlığı yüzünden bu da mümkün değildir. Kendisinin Ankara’da İstatistik Müdürlüğü ve Nüfus Müdürlüğü ile yaptığı görüşmelerde ek bir süre verilemeyeceği, sadece İstanbul için tahririn tehir edilemeyeceği belirtilmiş; hatta levhaların yetişmemesi ihtimali karşısında yağlı boya ile kapılara numaraların, sokaklara isimlerin yazılması söylenmiştir.
İstanbul’a güzel şeyler yakışacağını düşünen Osman Nuri Ergin, levhaların emaye yapılmasını düşünürken sokak adlarının ve numaraların yağlı boya ile yazılması ihtimali kendisini son derece üzmüştür. Nişan isimli bir imalathane, emayenin Avrupa’dan getirtilip burada yazılarının yazılmasını teklif etmiş, sadece emayenin Avrupa’dan gelmesinin 3 ay süreceğini bildirmiştir. Emaye levhaların yapılmasına talip olan bir Bulgar ise gümrük vergisinden kurtulmak için fabrikasının Türkiye’ye nakledilmesini istemişse de bu teklif de vakit yetersizliğinden dolayı olumlu karşılanmamıştır. Alman firmaların temsilcisi olan Eczacı Ali Haydar Bey, bina numarası levhalarının tanesinin 50 kuruşa yapılacağını ve 100.000 adetinin altı ayda teslim edilebileceğini bildirmiştir. Emaye levhalar için başkaca müracaatlar olmuşsa da fiyat ve teslim süresi bildirmemişlerdir.
İstanbul’da daha önce emaye levha yapılması ve sokaklara takılması 1341 (1925) senesinde düşünülmüş ve Büyükada pilot bölge olarak belirlenmiş; sokak isimlerinin kesin kayıtları şubeye bildirilerek emaye levhalar bir şirkete 276 kuruşa yaptırılmak üzere sipariş edilmişse de bu şirket hiçbir şey yapmamıştır. Sonradan Nişan firmasına sipariş edilmiş, bu firma 30X20 ebadında zemini beyaz, yazıları siyah olarak yapılacak levhaların bedelini 270 kuruştan bildirmiş ve anlaşılmıştır. Bu firma 30-40 levha yapmış ve iflas ettiği için siparişler yarıda kalmış, yaptığı levhalar da alınmamış, firmanın teminatı Şehremaneti’ne irat kaydedilmiştir. Bundan sonra sokak levhası yapılmamış, 1927 Nüfus Tahriri ile imali gündeme gelmiştir.
İstanbul nüfus sayımına 9 daire olarak girmiştir. Bu daireler: 1. Beyazıt Dairesi, 2. Fatih Dairesi, 3. Beyoğlu Dairesi, 4. Yeniköy Dairesi, 5. Hisar Dairesi, 6. Üsküdar Dairesi, 7. Kadıköy Dairesi, 8. Adalar Dairesi, 9. Bakırköy Dairesi. Bu dairelerde tahminen 10.000 sokak ve 142.000 bina bulunmaktadır. Sokakların girişine ve bitimine levha asılacağı için 20.000 sokak levhasına ihtiyaç vardır. Levha yaptırılması araştırmalarında Teneke Saç İmalat Fabrikası, birisi tenekeden diğeri onluk saçtan ve diğeri galvanizli saçtan üç numune bina numarası ve sokak levhası yap-mıştır. Onluk saçtan yaptığı üzeri ripolin boyalı (suya dayanıklı ve mukavemetli boya çeşitidir) ve yazıları beyaz boyalı 30x20 ebadındaki sokak levhasının fiyatını 35 kuruş olarak bildirmiştir. 20.000 levhanın yekün fiyatı 700.000 kuruş olacaktır.
Bina numaralarının eskiden yapılmış olanlarından, binaların üzerinde, ambarlarda ve dairede bulunanlarından istifade edilerek kullanılması ve yeni imal edilecek numaraların adetinin azaltılması düşünülmüşse de kanunun zeminin kırmızı boyalı olacağı konusundaki kesin hükmü buna engel olmuştur. Eskilerin elle tek tek boyanmasının epey zaman alacağı göz önüne alınarak bundan vazgeçilmiştir. (1927 tarihinden önce yapılan bina numara ve sokak levhalarının zemini beyaz, yazısı kırmızıdır).
Tüm bu çaresizlikler ve vaktin dar olması yüzünden İstanbul için çok güzel bir görünüş
sağlayacak olan emaye levhalardan vazgeçilmiştir. Hem vakit dardır, hem de emaye, saç vey. galvanizden imal edilecek olan levhalara göre 10 misli pahalıdır. Levhaların emayeden yapılması ancak beş sene sonra tekrar yapılacak olan nüfus tahriri için düşünülebilecektir. Geriye kalan şu seçenekler kalmıştır:
Bina numara levhalarını,
1. Kalın tenekeden mesela 140 librelik,
2. Onluk siyah saçtan kabartmalı,
3. Onluk galvanizli saçtan kabartmalı yapmak.
Sokak levhalarını ise galvanizli saçtan veya kara saçtan yapmak.
Teneke levhalar makine ile boyanıp fırında kurutulduktan sonra üzerlerine makine ile
numara basılacaktır. Bunu yapmak için müracaat eden firma tanesine 7 kuruş istemektedir. Diğer seçenek olan onluk saç üzerine kabartmalı saçtan yapılması ise bazı mahzurlar içermektedir: Boyanın elle yapılması, fırında kurutma imkanının olmaması, yapacak olan firmaların teneke levhaları günde 5.000 adet verdikleri halde onluk saçtan mamul levhaları günde 2.500 adet verebilmeleri; bu adetin vaktin darlığından ötürü yetersiz bulunması.
Levhaların galvanizli saçtan imal edilmesi seçeneklerin en makulü olarak görülmüştür. Teneke veya onluk saç levhaların önünün ve arkasının boyanması gerekmekte; galvanizin sadece önünün boyanması imalde zaman tasarrufu sağlamaktadır. Sokak levhalarının da galvanizli saçtan yapılması seçeneği ağır basmıştır. Galvanizin zemin boyası ve yazı boyası fırında kurutulabilmekte olup imali çabuklaştırmaktadır. Sirkeci’deki bir müessese günde 100 sokak levhası verebileceğini söylemiştir. 20.000 levha altı yedi ayda bitirileceğinden işi çabuklaştırmak için hiç olmazsa sokak levhalarının sadece sokak girişlerine takılması ve Nüfus Tahririnden sonra da kalanının takılması düşünülmüştür.
Sokak levhalarının yazısı rika ile yazılacaktır. Sokak levhalarının fazlalığı ve başka teknik sebeplerin yanı sıra “rika”nın seçilmesinde Osman Nuri Ergin’in şahsî tercihinin payı olabileceği kanaatindeyim. Tüm bu çalışmalar neticesinde bina numara levhalarıyla sokak levhalarının galvanizli saçtan yapılmasına, levhaların İstanbul’da yapılmasına ve ilan neticesinde pazarlık usulü ile siparişinin verilmesine karar verilmiştir. Osman Nuri Ergin, Nümerotaj Müdürü olarak çalışmalarının birinci safhasını bu şekilde rapor etmiştir.
Sokak Şehir Hafıza, Kuyulu’dan Biçki Yurdu’na Osman Nuri Engin ile İstanbul Sokak Adları, Erol Ölçer, Zeytinburnu Belediyesi Kültür Yayınları
Numerotaj memuru Osman Nuri (Engin) Taksim alanının köşesindeki su makseminin duvarına, Cadde-i Kebir tabelasının yerine “İstiklal Caddesi” yazılı yeni tabelayı mıhlıyor. 1927.
(Cumhuriyet Gazetesi, 1927)



