Türkçe
Bazı sözcükler sözlüklerde durmaz. Kendi insanlarını, kendi seslerini, kendi mekânlarını bulur. Benim için uzlet önce Tanburi Cemil Bey'le (1873 - 1916) tanburu buldu. Sonra da Gökçeada'da münzevi bir hayat seçen tanburi ve neyzen Melih Özaltıner'i, onun peşinden gömülü olduğu Kaleköy'ü.
Bu güzeller güzeli kelimenin anlamına göz attıktan sonra içinize düşen ilk imgeyi ya da yeri yorumlarda paylaşmak isterseniz başımın üzerine.
Tanburi Cemil Bey’in gözlerine bakmak isterseniz • SALT Araştırma Arşivi’ndeki fotoğraf
Melih Özaltıner’in Geleneksel Tanbur Tavrı Üzerine Notları burada • Geleneksel Tanbur Tavrı Üzerine Notlar
Tanburi Cemil Bey’den Mahur Peşrev • Tanburi Cemil Bey / Mahur Peşrev
UZLET
1.
Bir köşeye çekilip toplumdan, insanlardan uzak, yalnız başına yaşama.
Karşıtı. Ülfet
Kûşe-i uzlette oldum ihtiyar (Sâmipaşazâde Sezâî).
Ülfet belâlı şey, fakat uzlet sıkıntılı / Bilmem nasıl geçirmeliyim son beş on yılı (Yahyâ Kemal).
Bana sorma ki niçin uzletteyim (Yâkup K. Karaosmanoğlu).
2.
Tasavvuf. Görünürde halkın içinde olduğu halde kalben onlardan ayrı olma.
Uzlet kalabalık arasına girmek, fakat Hakk’ı bırakıp halk ile meşgul olmasın diye sırrı korumak, nefsi günahtan uzaklaştırmak, sırrı (kalbi) Hakk’a bağlamaktır (Kuşeyrî Risâlesi Terc.).
Adamın biri Zünnûn’a sordu: “Uzletim ne zaman sıhhatli ve sağlam olur?” Zünnûn adama şu cevâbı verdi: “Kendini kötü huylardan uzaklaştıracak kadar güçlü bulduğun zaman” (Kuşeyrî Risâlesi Terc.).
• Uzlet-gâh (-geh) (ﻋﺰﻟﺘﮕﻪ– ﻋﺰﻟﺘﮕﺎﻩ) tür. i. (Fars. -gāh > -geh ekiyle) Uzlet yeri, yalnızlık köşesi.
Ben çekileyim, varıp bulayım cihânın ucunda bir uzlet-gâh (Ahmed Vefik Paşa).
• Uzlet-güzin (ﻋﺰﻟﺘﮕﺰﻳﻦ) birl. sıf. ve i. (Fars. güzіn “seçen” ile) Uzleti seçen, yalnızlık köşesine çekilen (kimse).
Güzel bir köyde uzlet-güzin olmuştu (Şemseddin Sâmi).
• Uzlet-nişin (ﻋﺰﻟﺖ ﻧﺸﻴﻦ) birl. sıf. ve i. (Fars. nişіn “oturan” ile) Yalnız yaşayan (kimse), münzevî.
Kaynak
Kubbealtı Lugatı
English
Some words refuse to stay inside dictionaries. They find their own people, their own sounds, their own places. For me, uzlet first found the tanbur through Tanburi Cemil Bey (1873 - 1916). Later, it found its way to Melih Özaltıner - a contemporary tanbur and ney player who chose a life of seclusion on the island of Gökçeada - and, through him, to Kaleköy.
If, after reading its meaning, the first image or place that comes to your mind is one you’d like to share, please do so in the comments. I’d love to read what you have.
If you’d like to look into Tanburi Cemil Bey’s eyes • Photograph from the SALT Research Archive
For further reading (in Turkish) • Melih Özaltıner, Notes on the Traditional Tanbur Style
And here is Tanburi Cemil Bey's Mahur Peşrev • Tanburi Cemil Bey / Mahur Peşrev
UZLET
1.
Withdrawal from society, living alone in seclusion, apart from other people.
Antonym: Ülfet
2.
Sufism. An inward state of detachment in which one remains outwardly among people while inwardly turned away from them and devoted to God.
• Uzlet-gâh (-geh) (Persian suffix -gāh > -geh) A place of retreat, a secluded refuge.
• Uzlet-güzin One who chooses seclusion, a person who deliberately withdraws from society.
• Uzlet-nişin A recluse, one who lives in solitude, a hermit.
Source
Kubbealtı Dictionary




Temizlet, kirlet, başlat gibi bir ek sanki.
Uzak kelimesinin uz köküne eklenmiş. Yatak, batak, sokak gibi uz-ak.
Az gittim uz gittimdeki gibi, “uz” kökü.
Uzlet olmuş.
Beni uz’da bırakın diyor. Zamane dilindeki “beni bir salın”ın karşılığı sanki.
—
Kaleköy’e bu yıl gittik. Bayağı geç saatte vardık köye, ertesi gün Kaleköy’ü erkenden gezelim diye bir otele girdik. Balkona çıktım, bir baktım ki balkon dosdoğru Kaleköy’e bakıyor. Oğlum Can dedi ki “anne, sanki güzel bir manzaraymış gibi neden Kaleköy’e bakıyor ki balkon? Utanç tablosu değil mi bu? Üzücü olması gerekmiyor mu?”
Ertesi gün terkedilmiş ve yağmalanmış binaları gezen turistleri görünce de merak ettik çok, “acaba ne anlatıyor rehberler turistleri buraya getirdiklerinde?”
Ama Uzlet deyince aklıma Kaleköy gelmiyor. Tam tersine Kaleköy diyor ki “insanlarımı geri getirin!”
Uzlet deyince aklıma daha çok Pamukkale gibi, Salda Gölü gibi yerler geliyor. Yalnız kaldığında beyazlığıyla göz kamaştıracak güzellikler.
Aynı kelimelerle olmasa da, en çok Yahya Kemal'e yakın hissettim kendimi. "Ülfet yürek yükü çok zaman, fakat uzlet de yine aynı yüreğe dert" Yani ne yalnızlığa gönlüm var ne de seçmediğim kalabalıklara tahammülüm.