Pleistosen Paradigması
Paul Shepard
Merhaba, nasılsınız?
Geçen pazarki Poetika Yazı Kulübü buluşmasında, Paul Shepard’ın Coming Home to the Pleistocene adlı kitabından ve bu kitaptaki “Pleistosen Paradigmasının Boyutları” listesinden bahsetmiştim. Liste, Burcu Çelebi’nin Türkçe çevirisi ve İngilizce orijinalleri ile aşağıda.
Pleistosen Paradigması listesindeki maddelerin güncel/modern/kapitalist düzendeki karşılığını bulmak bayağı eğlenceli bir oyun, hatta bir sonraki buluşmada isteyenlerle deneriz.
Mesela benim için yazı/yazmak = 66. & 59. maddeler.
Çok sevgiler herkese,
Sepin
İnsanlığımızın en yetkin ifadelerinin medeniyet tarafından icat edilmediğini, aksine onu önceleyen kültürlerce üretildiğini tam anlamıyla kavradığımızda; doğal dünyanın yalnızca bir kısıtlar dizisi değil, hayallerimizi daha bütünlüklü biçimde gerçekleştirebileceğimiz bağlamsal çerçeveler sunduğunu fark ettiğimizde; kendi inşa ettiğimiz karşıtlıklar arasında uzun süredir ertelenmiş bir uzlaşmaya doğru ilerlemiş olacağız.
"When we grasp fully that the best expressions of our humanity were not invented by civilization but by cultures that preceded it, that the natural world is not only a set of constraints but of contexts within which we can more fully realize our dreams, we will be on the way to a long overdue reconciliation between opposites which are of our own making."
PLEİSTOSEN [1] PARADİGMASININ BOYUTLARI
Shepard, P. (1998). Coming Home to the Pleistocene. Washington: Island Press, pp. 171-172.
Ontogenetik [2]
1. Yaşam döngüsünün tamamındaki aşamaların resmen tanınması
2. Bağlanma ve ayrılmanın gelişen dinamikleri
3. 18 aydan itibaren emekleme özgürlüğü
4. Zengin dokulardan oluşan oyun alanı
5. “Sembolik” yaştan önce okuma yok (yaklaşık 12 yaş)
6. Vahşi öldürme sahnelerine her yaşta erişim
7. Doğum, çiftleşme, ölüm sahnelerine her yaşta erişim
8. Az miktarda oyuncak
9. Zengin tür taksonomisine konuşma yoluyla erken erişim
10. Hayat aşamalarına geçişlerin resmî kutlaması (inisiyasyon [3] gibi)
11. Zengin hayvan taklit oyunları ve diğer içe atım [4] süreçleri
12. Akran olmayanlarla grup oyunları
13. Doğum ve yenidoğan için “yumuşak” ortam
14. Mitolojiyle bağlantılı olarak adlandırılmış yerlere erişim
15. Geniş aile veya yoğun sosyal kültür
16. Uzun emzirme süresi
17. Yaşayan dünyanın içsel tahmini olarak oyun
18. Az depolama, birikim veya tedarik
19. “İş” çeşitliliği
20. El yapımı aletler ve diğer objeler
21. Monokültür [5] yok
22. Ailenin bağımsız geçimi ve buna ek olarak göreneksel paylaşım
23. Ekotipe [6] dayalı ekonomi – bir yere göre ayarlanmış
24. Mutlak “ayni hak” [7] esasına dayalı bir arazi sahipliği yok
25. Mutlak bölgecilik (bir hayvanın yaşadığı yeri koruma davranışı) çok az
26. Fosil yakıt kullanımı yok
27. Asgari düzeyde ev işi
28. Domestik bitki ya da hayvan yok
Sosyal
29. Sergilenen erdemliliğe dayalı prestij
30. Kalıtımsal mevki çok az ya da yok
31. Kabilenin genetik/evliliğe dayalı/dile dayalı büyüklüğü 500-3000 kişi
32. Klan ve diğer üyelikler yaşa oranla artan nüfuza sahip
33. Yabancılara maruz kalma sınırlı
34. Grup dışından olanlara karşı misafirperverlik
35. Teyze/hala ve amca/dayı-işlevsel roller
36. Üreme dönemi sonrası danışmanlık işlevleri-büyükanne ve büyükbaba gibi
37. Ateş başı çemberi: 10 yetişkin (bütünün konseyi)
38. Ara sıra daha büyük çapta toplanmalar
39. Nesilsel bilgi havuzuna dayalı anımsatıcılar önemli
40. Katılımcı veya otoriter siyasete karşı temsilî
41. Bölgesel cinsiyet ve yaş işlevleri
42. Logosa[8] dair ekolojiye dayalı totem benzeri düşünüş
43. Dinamik, koşullara bağlı olarak ortaya çıkan, dağılımlı liderlik
44. Ademimerkeziyetçi güç
45. Kabileler arası gerilimi azaltma ayinleri (atışma, barış çubuğu)
46. Sosyal hiyerarşiden ziyade kozmoloji odaklı ritüeller
Diğer
47. Periyodik hareketlilik, yerleşik düzen yok
48. Tüm yaşam formlarında ruh anlayışı kavramı, doğaüstülük
49. Anlatının merkezîliği, rutin hatırlama ve hikâye
50. Omnivor beslenme (hem etle hem otla)
51. Ender tür demografisi
52. Sanat kozmolojiye tabi
53. İzleyici odaklı olmaktan ziyade katılımcı müzik
54. Duyusal bilime karşı (“somutun bilimi”) soyut bilim
55. Et yemenin sosyal ve kozmolojik işlevinin kutlanması
56. Bitkisel maddelerin özel etkilerinin dini düzenlemesi
57. Kapsamlı yayan seyahat
58. Sadece organik ilaç
59. Rüya tecrübesine dair düzenli diyalog
60. “Oyun” yaklaşımı – rakipten nefret etmek yerine rakibi sevmek
61. Dikkatli dinleme, ses ortamına dikkat
62. Koşmak
63. Akrabalığa ve ataların mevcudiyetine dikkat
64. Günlük döngüye ve mevsimselliğe uyumlanmak
65. Fetüsteki genetik anomaliye radikal müdahale yok
66. Yabana, el değmemiş doğaya, tek başınalığa anında erişim
67. Doğrusal olmayan zaman ve mekân – tarih yok, ilerleme/gelişme ya da kader yok
68. Kutsal tören (kurban değil)
69. Kabiliyetin resmen tanınması
70. Avcılığa ve toplayıcılığa katılım
71. Gelip gitmek, beceri seçmek, evlenmek ya da evlenmemek konusunda özgürlük
[1] Genellikle halk dilinde Buz Devri olarak adlandırılan, yaklaşık 2.580.000 ila 11.700 yıl önce süren jeolojik dönemdir. Dünyanın en son tekrarlanan buzullaşma dönemi. Pleistosen’in sonu, son buzul döneminin sonuna ve arkeolojide kullanılan Paleolitik çağın sonuna karşılık gelir. (Vikipedi)
[2] Bir organizmanın ömür süresi ile ilgili. Ontojenez ile ilgili (ontojenez: Canlının, döllenmeyi takiben türe özgü yapı ve biçim alıncaya kadarki gelişme ve büyümesi.
[3] Süluk ya da kılavuzluk kimi ansiklopedilerde bireyin spiritüel gelişimi için, ‘spiritüel tesir’i alıp aktarabilen bir üstadın sert ve sürekli kontrolü altında, bir düzen ve disiplin içinde, sınavlara dayalı tarzda, metotlu olarak eğitimi şeklinde tanımlanmaktadır. İnisiyasyon sözcüğünün kökeni, Latincede “bir yere girme, iştirak etme, kabul edilme, başlama” anlamındaki “initium” sözcüğüdür. Osmanlı tarikat geleneğinde bulunan “süluk” kelimesi de, “iplik, sıra, dizi, yol, meslek, tutulan yol” anlamlarındaki Arapça “silk” sözcüğünden gelmektedir. (Vikipedi)
[4] Psikoanalitik kuramda, içeatım, bir dış nesnenin özelliklerinin içsel nesne ya da zihinsel temsil olarak psişeye içselleştirilmesini içerir.
[5] Belirli bir bitkinin, bir bölgede yaygın olarak yıllarca yetiştirilmesi.
[6] (Yun. oikos: ev; typos: örnek) Ekolojik izolâsyon sonucu bir türün farklı popülasyonlarının farklı evrimsel etkiler altında farklılaşması sonucu oluşan ırkları. Ekolojik ırk. (kelimeler.gen.tr)
[7] Taşınır veya taşınmaz üzerinde doğrudan doğruya egemenlik yetkisi veren ve herkese karşı ileri sürülebilen haklar. (TDK sözlüğü)
[8] Logos, eski Yunancadaki legein sözcüğünden türetilmiştir. Sözcüğü Grekçede felsefi bir kavramı belirtmek üzere ilk kez kullanan Efesli filozof Herakleitos, terimi, her şeyi yöneten değişmez yasa (logos) ya da yasalar (logoi), evreni düzenli bir bütün olarak kuran ve hareket ettiren, evrenin düzenini sağlayan evrensel yasalar, evrenin temeli olan evrensel zorunluluk olarak ifade eder. (Vikipedi)
ASPECTS OF A PLEISTOCENE PARADIGM
Ontogenetic
1. Formal recognition of stages in the whole life cycle
2. The progressive dynamics of bonding and separation
3. Earth-crawling freedom by 18 months
4. Rich textures play space
5. No reading prior to “symbolic” age (about 12 years)
6. All-age access to butchering scenes
7. All-age access to birth, copulation, death scenes
8. Few toys
9. Early access via speech to rich species taxonomy
10. Formal celebration of life-stages passages such as initiation
11. Rich animal-mimic play and other introjective processes
12. Non-peer group play
13. Parturition and neonate “soft” environment
14. Access to named places in connection with mythology
15. Extended family or dense social culture
16. Extended lactation
17. Play as the internal prediction of the living world
18. Little storage, accumulation, or provision
19. Diversity of “work”
20. Handmade tools and other objects
21. No monoculture
22. Independent family subsistence plus customary sharing
23. Ecotypic economy – keyed to place
24. No landownership in the sense of “fee simple”
25. Little absolute territoriality
26. No fossil fuel use
27. Minimal housekeeping
28. No domestic plants or animals
Social
29. Prestige based on demonstrated integrity
30. Little or no heritable rank
31. Size of genetic/marriage/linguistic group of tribes 500-3000
32. Clan and other membership giving progressive identity with age
33. Limited exposure to strangers
34. Hospitality to outsiders
35. Functional roles of aunts and uncles
36. Postreproductive advisory functions such as grandparental roles
37. Size of fire circle group: 10 adults (council of the whole)
38. Occasional larger congregations
39. Emphasis on mnemonics with its generational repository
40. Participant politics vs. representational or authoritarian
41. Vernacular gender and age functions
42. Totemic analogical thought of eco-predicated logos
43. Dynamic, emergent, and dispersed leadership
44. Decentralized power
45. Intertribal tension-reduction rites (song duels, peacepipe)
46. Cosmologically rather than sociohierarchically focused ritual
Other
47. Periodic mobility, no sedentism
48. Conceptual notion of spirit in all life, numinous otherness
49. Centrality of narrative, routine recall, and story
50. Dietary omnivory
51. Rare-species demography
52. Subordination of art to cosmology
53. Participatory rather than audience-focused music
54. Sensual science (“science of the concrete”) vs. intangible science
55. Celebration of social and cosmological function of meat eating
56. Religious regulation of the special effects of plant substances
57. Extensive foot travel
58. Only organic medicine
59. Regular dialogue on dream experience
60. The “game” approach – to love, not hate, the opponent
61. Attention to listening to the sound environment as voice
62. Running
63. Attention to kinship and the “presence” of ancestors
64. Attunement to the daily cycle and seasonality
65. No radical intervention of fetal genetic malformation
66. Immediate access to the wild, wilderness, solitude
67. Nonlinear time and space – no history, progress, or destiny
68. Sacramental (not sacrificial) trophism
69. Formal recognition of a gifted subsistence
70. Participation in hunting and gathering
71. Freedom – to come and go, to choose skills, to marry or not, etc.



